‘Düşünen Adam’ Heykeli ve Bizdeki Kopya


14 Paylaşım
dusunen adam

Yapımının üzerinden 100 yılı aşkın bir süre geçmiş olmasına rağmen, birçok insanın hala hayran kalarak baktığı ünlü ‘Düşünen Adam’ heykeli, Auguste Rodin (1840-1917) tarafından 1904 yılında yapılmış ve heykelde, İlahi Komedya’nın da yazarı olan İtalyan şair Dante Alighieri tasvir edilmiştir.

Günümüzde özellikle felsefi düşüncenin bir sembolü haline gelen Düşünen Adam, yapımından 20 yıl önce tasarlanmış bir heykeldir. Rodin 1880 yılında, heykelin küçük bir versiyonunu döküm olarak yapmasına rağmen, bronz ve mermer karışımından yaptığı asıl heykele 22 yıl sonra başlamıştır. Yapımı iki yıl kadar süren Düşünen Adam heykeli, 1904 yılında tamamlansa da Rodin’in çeşitli rötuşlarla heykeli günümüzdeki haline getirmesi, 1906 yılını bulmuştur.

1908’den itibaren Paris’te, Hotel Biron’da yaşamaya başlayan Rodin, binanın müzeye dönüştürülmesi karşılığında tüm eserlerini Fransa Hükümetine bağışlamıştır. İçlerinde Düşünen Adam heykeli de vardır. Ayrıca, van Gogh ve Renoir’a ait resimler de bağışlanan eserler arasındadır. Günümüzde ise bu otel ‘Musée Rodin’ olarak tanınmaktadır.

…..

Aslında heykel bizim ülkemizde, orijinalinden ya da heykeltıraşından daha ünlü. Bunda şüphesiz, bulunduğu yerin de payı var.

Dünyanın birçok ülkesinde kopyası bulunan ve Batıda üniversite kampüslerinde, müzelerde, sanat galerilerinde, birçok önemli yapının bahçesinde yükselen heykelin bizdeki adresi Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi. Hastanenin doktorlarından Şahap Erkoç, düşünmenin ve düşüncenin simgesi Düşünen Adam’ın, Bakırköy’de hastane bahçesinde bulunmasını, ironiyle ‘Bizdeki düşünenler burada’ diyerek açıklıyor.

Heykelin yapım hikayesi ise şöyle;

Dr. Fahri Celal Göktulga, başhekimliği döneminde hastane bahçesine, hastanenin adı ve kimliğine yakışır, büyük bir heykelin yapılmasını ister. Bir dergide fotoğrafını gördüğü Düşünen Adam heykelinin, hastane için sembol olabileceğini düşünür.

Heykelin yapımına, Bakırköylü ressam ve heykeltıraş Kemal Künmat tarafından başlanır. Anksiyete ve Somatoform Bozukluk tanısıyla hastaneye yatan Künmat, bir Rodin hayranıdır. Hastane idarecilerinden gelen teklifle Düşünen Adam heykelinin bir kopyasını, başhekimlik binasının karşısındaki havuzun başına yapmaya koyulur.

O dönem taşocaklarıyla ünlü Bakırköy’den getirilen kireçtaşının nakliyesi için Zeytinburnu’ndaki askeri birlikten de yardım alınır.

Künmat birkaç aylık çalışmasının sonunda, heykelin bütününü bitirir; sadece yontup ortaya çıkartılacak bir sağ kol ve el kalır. Ancak Künmat, hastanedeki tedavisi bitince çalışmasını bırakır ve Düşünen Adam, elini çenesinin altına, sağ dirseğini de dizine dayayamadan öylece kalakalır.

Yeni başhekim Dr. Faruk Bayülkem’in heykeli devam ettirmesi için verdiği ikna çabaları sonuç getirmeyince, doktor hastane kabul memuruna ‘Her yatan hastanın mesleğini mutlaka sorun; resim ya da heykelle ilgilenen bir hasta yatarsa mutlaka haberim olsun’ talimatını verir. Tabii bu arada kendini büyük heykeltıraş sanan, birkaç manik hasta başhekimliğe başvurur. Dr. Bayülkem her seferinde haberi alınca sevinir ancak bu sevinç kısa sürede yerini hayal kırıklığına bırakır.

Aradan altı ay geçer. Muhafaza ve tedavisi için gönderilen, Psikotik Depresyon içindeki bir yüzbaşı, resim ve heykelle hobi olarak ilgilendiğini söyler. Mehmet Pişdar adlı bu hasta, heykeli 41 günde bitirmeyi başaran kişi olur. Günde altı-yedi saat çalışan Pişdar, model olarak da yine kader birliği ettiği arkadaşlarını kullanır. Kimi hastalar, elleri çenelerinde, saatlerce kıpırdamadan boş bir gaz tenekesi üzerinde oturarak destek verir Pişdar’a.

2,5 metre uzunluğunda olan bu heykelin yapım hikayesi burada bitiyor. Bugüne kadar herhangi bir saldırıya uğramaması ve/veya hiç zarar görmemesi ise oldukça ilginç. Özellikle de bir ruh ve sinir hastalıkları hastanesi içinde bulunduğu düşünüldüğünde..

…..

Fotoğraf: Bizdeki heykelin yapımında emeği geçenler.


Arkadaşlarınla paylaş!

14 Paylaşım

0 Yorum

Send this to a friend