Öğrenilmiş Çaresizlik Nedir? Çaresizlikten Nasıl Kurtulunur?


20 Paylaşım
öğrenilmiş çaresizlik

Öğrenilmiş Çaresizlik Nedir? Çaresizlikten Nasıl Kurtulunur?

Öğrenilmiş çaresizlik, herhangi bir durum karşısında defalarca denenmesine rağmen başarıya ulaşamayan kişilerin, tekrar denese de başarıya ulaşamayacağını düşünüp bir daha deneme cesaretini kendinde bulamamasıdır.

Davranış ile sonuç arasındaki bağımsızlık, çaresizliğin ortaya çıkması için önkoşuldur. Edinilen kötü tecrübeler sonucunda kaybetmek artık bir korku halini alır ve bu korku canlının kendini sınırlayacak şekilde olayları yorumlamasına yol açar.

İnsan değil canlı diyorum çünkü birçok canlı öğrenilmiş çaresizliği yaşayabilmektedir. Aslında öğrenilmiş çaresizlik teorisi ilk hayvanlar üzerindeki deneylerle ortaya atılmış. Martin Seligman, S. Maier ve C. Peterson öğrenilmiş çaresizlik teorisinin öncülerindendir.

Martin Seligman’ın köpekler üzerinde denediği öğrenilmiş çaresizlik deneyi ile olayı açıklayalım. Seligman’ın deneyinde  şoktan kaçılamayan, şoktan kaçabilen ve şokun olmadığı koşul olmak üzere üç farklı ortamda bulunan köpekler iki aşamalı bir deneye sokulmuş. Deneyin ilk aşamasında, şoktan kaçılamayan koşuldaki köpekler bir süre şoka maruz kalmışlar ve köpeklere şoktan kaçabilmeleri için imkan verilmemiştir. Şoktan kaçılabilen koşulda köpeklere şok verilmiştir fakat odaya bir düğme yerleştirilmiştir. Köpekler yerleştirilen düğmeye basarak kendilerine verilen şoku kapatabildiklerini öğrenmişlerdir. Şokun olmadığı koşulda ise köpeklere hiç şok verilmemiştir. Deneyin ikinci aşamasında bütün  köpeklere şok verilmiştir ve yan taraftaki güvenli bölgeye geçerek şoktan kurtulabilme imkanı tanınmıştır. Şoka maruz kalmayan ve şoku kapatma imkanı tanınan köpekler güvenli alana geçerken şoka maruz bırakılan köpekler çaresizce şokun olduğu bölgede beklemiştir. Deneyi insan hayatında düşündüğümüzde şöyle bir çıkarımda bulunabiliriz, öğrenilmiş çaresizlik, aynı elektrik şokundan kaçmayan köpekte olduğu gibi acıyla yaşamayı öğretir insana ve yaşama sevincini zamanla yok etmeye başlar.

Öğrenilmiş çaresizliği yaşayanlar istediklerini elde etmenin kendi ellerinde olmadığını gördüklerinde isteklerine karşı ilgisizleşirler. İlginin yerini mecburiyet, sorumluluğun yerini suçlama alır. Kendilerine, Bu dersi öğrenebilmek için daha kaç saat çalışmam gerek ? Prensimi bulmak için daha kaç kurbağa daha öpmem gerek ? gibi sorular yöneltip iyice çıkmaza inerler.

Tabiki yaşadıklarımızdan çıkarımlar yapmalıyız ama tecrübeler çabalarınızın anlamsız olduğunu gösteren çıkarımlardan oluşmaz, sizi güçlendirir daha iyisini yapmaya yönlendirir.

Öğrenilmiş çaresizliğe sebep olan etmenleri şöyle sıralayabiliriz;

  • Sürekli aşağılanma ve hor görülme
  • İnsanlara olan güveni kaybetme
  • Aynı ya da farklı durumlarda pek çok başarısız sonuçlar olması
  • Başkalarının olumsuz yaşamları
  • Kişinin kendi psikolojik sorunları
  • Kendine olan güven ve güvensizlik sorunları
  • Olumsuz çevre koşulları
  • Kişinin sosyal ortamındaki hareketsizliği
  • Başarılı sonuçların motive edilmemesi
  • Sürekli eleştiri alma
  • Baskıcı anne ve baba tutumları
  • Stresli iş ortamı veya aile ortamı
  • Yeniliklere açık olmamak
  • İşsizlik

Öğrenilmiş çaresizliği ortadan kaldırmanın bir yolu var mı?

Herhangi bir konuda çaresizliğe düşen kişilerde kendi kendini sorgulayarak başarısızlıklarını zihninde yinelemek yerine bir şeyleri eksik yaptığına inanmanın, inandırmanın çaresizliği ortadan kaldırabildiğini araştırmalar göstermektedir.

Hindistan’da filleri yetiştirmek için, onları küçücükken kalın bir zincirle bir kazığa bağlarlarmış. Tabi bu yavru filin bu zinciri kırabilmesi ya da kazığı söküp atabilmesi mümkün değildir. Küçük fil zincirden kurtulmak için tüm gücüyle uğraşır, defalarca dener ama sonucu değiştiremez. Yıllar geçer, fil kocaman olur. Bağlı olduğu kazığın ve zincirin onlarca katına gücü yetebilir artık. Ama fil asla böyle bir girişimde bulunmaz.

Aslında öğrenilmiş çaresizliği yok etmek için tek yapmamız gereken zincirlerin farkına varmaktır.

Aynı anlattığım filin küçük yaşlarda çaresizliği öğrenmesi gibi insanlarda da durum böyledir anne ve babanın çocuklarının hatalı davranışları karşısında gösterdikleri tutum çocukları öğrenilmiş çaresizliğe itebilmektedir. Araştırmalara göre öğrenilmiş çaresizlik sadece baskılı ve otoriter ailelerde görülmez, gevşek , dengesiz ve kararsız, koruyucu, ilgisiz, güven verici ve destekleyici ailelerde de görülebilir.  George B. Shaw’ın da dediği gibi sorun çaresizlik değil, isteksizliktir… İsteksiziz; çünkü çocuklukta bize uygulanan ilk şey içimizdeki isteği öldürmektir. Literatür taramalarında ortaya çıkan sonuçlara bakacak olursak öğrenilmiş çaresizlik düzeyleri en yüksek öğrenciler ailesi tarafından cezalandırma yöntemine maruz bırakılan çocukların olduğu açıkça görülmektedir.

Dr. Feldenkrais’in, “Amacımız, imkânsızı mümkün, mümkünü kolay, kolayı da zarif ve zevkli yapmanın yollarını bulmaktır” özdeyişinin size ilham vermesi dileğiyle…


Arkadaşlarınla paylaş!

20 Paylaşım

What's Your Reactıon?

Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Komik Komik
0
Komik
Sevgi Sevgi
0
Sevgi
Şaşkın Şaşkın
0
Şaşkın
WTF WTF
0
WTF

0 Yorum

Send this to a friend