Türkiye’nin “Kara Çarşambası” 2001 ekonomik krizi


23 Paylaşım
kriz- main photo

Türkiye’nin “Kara Çarşambası” 2001 ekonomik krizi

2001 yılı 21 Şubat gecesinde Türkiye de patlak veren 2001 ekonomik krizi, bir gün içerisinde ülke ekonomisinin çökmesine sebep olmuştur. 21 Şubat günü Türkiye’de  “Kara Çarşamba” olarak da anılmaktadır. Bu ekonomik kriz tabi ki bir anda ortaya çıkan bir olay değildir. Bir oluşum sürecinden geçip, ufak bir olayla patlak vermiştir.

2001 Ekonomik Krizinin geliş süreci

1998 Rusya Krizi

1998 yılında özellikle Asya ülkelerini etkileyen ekonomik kriz, doğrudan olmasa da ülkemizi de etkilemiştir. Küresel bir krize dönüşmese de dünya ekonomilerinde söz sahibi olan ülkeler bundan büyük bir zarar görmüştür. Öyle ki ülkemizdeki Asyalı yatırımcılar geri çekilmiştir. Bunun yanında Rusya’da gerçekleşen yerel kriz, Türkiye’nin en büyük ihracat ve turizm kaynağını kaybetmesine neden olmuştur. Bunun sonucunda Türkiye’nin cari gelirinde düşüşler yaşanmıştır.

1999 Gölcük ve Düzce Depremleri

17 Ağustos ve 12 Kasım tarihlerinde gerçekleşen depremler, Türkiye’nin ciddi kayıplar yaşamasına sebep olmuştur. Can ve mal kaybının yanında sanayinin merkezi Marmara’da üretim durma noktasına gelmiştir. Türkiye’nin bu depremlerin sonuçlarına harcadığı para 13 milyar dolardır.

2000 Finansal Krizi

Anlattığım bu olaylar sonrasında Türkiye ekonomisi %6 oranında küçülmüştür. Yükselen enflasyonu düşürmek amacıyla IMF desteği ile üç yıllık bir program uygulanmaya başlanmıştır. Fakat beklenen sonuç alınamayıp üstüne “Likidite Krizi” yaşanmıştır. Bu yaşananlar 2001 krizinin ayak sesleri olmuştur. Türkiye, yaşanan bu olayı püskürtmek amacıyla IMF den 7.5 milyar dolarlık bir kredi çekmiştir. Bu kriz engellenebilse bile Türkiye’nin bir sonraki krizi savunacak gücü kalmamıştır.

2001 Yılında Yaşanan Siyasi Kriz

Dönemin cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile dönemin başbakanı Ecevit’in arasında geçen tartışma piyasaların dalgalanmasına sebep olmuştur. Yaşadığı olaylardan sonra zayıf düşmüş Türkiye ekonomisi, tartışmanın aynı günü Merkez bankasından 7.5 milyar dolar çekmiştir.

Büyüyen kriz bombasının pimi, bu siyasi gerginliğin ardından çekilmiştir. 21 Şubat gecesinde ülke büyük bir krize sürüklenmiş, faiz ve enflasyonda inanılmaz yükselmeler olmuştur. Halk bir günde %30 fakirleşmiş, alım gücü azalmıştır. Ve tüm bunların yanında gelen zamlar vatandaşı büyük bir zorluğa sokmuştur. Kriz süresince 1500 işletme iflas etmiş ve hatta işverenler arasında intihar edenler bile olmuştur.

Tüm bu zararların çaresi tekrar IMF de aranmıştır. Dünya bankası başkan yardımcılarından Kemal Derviş, Türkiye’ye getirildikten sonra ekonomiden sorumlu devlet bakanlığı görevi verilmiştir. Ardından Kemal Dervişin “Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı” uygulanmış ve olumlu sonuçlar alınmıştır.

Kemal Dervişin Ekonominin Başına Geçmesi

Kemal Dervişin kriz sonrası açıkladığı plan sonrasında IMF ye niyet mektubu verilmiştir. Mektupta gerekli reformların yapılacağına ve enflasyonla mücadelenin gerçekleşmesinden bahsedilmiştir. Mektup sonrasında TBMM’den 15 tane Derviş Kanunu olarak isimlendirilen kanun geçmiştir. Kanunların temel noktası, özelleştirmeler ve onların rekabetleri üzerine olmuştur.

Kemal Dervişin planları ülkeye istikrar getirmiş, ithalatta azalma ihracatta artmayı sağlamıştır. Bu şekilde ülkede yatırımcılar içinde uygun ve olumlu bir ortam oluşmuştur. Bu olumlu gelişmelere rağmen hükümet içerisindeki bazı kişilerin hükümeti yıkma planları, ülkeyi erken seçime götürmüş ve AKP tek başına iktidar olmuştur.

 


Arkadaşlarınla paylaş!

23 Paylaşım

What's Your Reactıon?

Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Komik Komik
0
Komik
Sevgi Sevgi
0
Sevgi
Şaşkın Şaşkın
0
Şaşkın
WTF WTF
0
WTF

0 Yorum

Send this to a friend