Ülkelerin Nükeer Enerjiyi Kullanmayı Bırakması İçin Üç Sebep


38 Paylaşım
nükleer enerji kapak

Ülkelerin Nükeer Enerjiyi Kullanmayı Bırakması İçin Üç Sebep

 

  • Nükleer silahların yaygınlaşması

Nükleer teknoloji 1944’te dünya sahnesine şiddetli bir giriş yaptı. Dünyanın ilk nükleer test patlamasının ardından iki büyük şehir sadece iki bomba ile yok edildi. Reaktör teknolojisi yavaşça elektrik üretimi için kullanılmaya başlandı ama hep nükleer silah teknolojisiyle içten içe bağlantılıydı. Silahların yaygınlaşmasını engellemeyi amaçlayan bir anlaşma olan Nükleer Silahların Yaygınlaşmasını Engelleme Anlaşması başarılı olamadı. 40 yılda 5 ülke kendi silahlarını üretti. Asıl sorun barışçıl nükleer kullanımını nükleer silah programından ayırt etmenin son derece zor olması. 1970lerde büyük nükleer güçler “barışçıl” teknolojilerini küçük ülkelere satıyorlardı, onlar da kendi silahlarını geliştiriyordu. Ölümcül nükleer silahlara giden yol barışçıl nükleer santrallerden geçiyordu.

nükleer bomba

 

  • Nükleer atık ve kirlilik sorunu

Tüketilmiş nükleer yakıtlar sadece radyoaktif değil, aynı zamanda plütonyum gibi zehirli kimyasal elementler içeriyor. Nükleer enerjinin verdiği zarar 10.000’lerce yılda anca yok olabilmekte. Ayrıca yakıt işleme denilen plütonyumun artık yakıttan ayrıştırılma süreci iki amaçla kullanılıyordu, nükleer silah üretmek ya da yeni yakıt olarak kullanabilmek, ama şu anda yakıt olarak kullanacak reaktörümüz yok. Silahsız ülkelerde bile tonlarca atık var. Çünkü yeniden işlemenin başarılı olacağı umulmuştu, ama olmadı, ellerinde kaldı. Tüm bu atıklar nereye gidecek dersiniz? Okyanusa atmak yasaklanınca gömmeyi düşündüler ancak 10.000’lerce yıl güvenli kalacak bir yer bulunamadı. 30 ülkeden 100.000’lerce tonluk radyoaktif atık için kalıcı depo kurmaya niyetlenen sadece bir ülke var o da Finlandiya.

nükleer atık

  • Kazalar ve felaketler

60 yıllık nükleer kullanım sonunda reaktör ve atık depolarında 7 büyük kaza meydana geldi. Üçü sınırlı zarar verse de dördü doğaya ciddi radyoaktif salınım yaptı. 1957,1987 ve 2011’de Rusya, Ukrayna ve Japonya’da çok miktarlarda toprak onlarca yıl insan yaşamına elverişsiz hale geldi. Ölüm sayıları saklansa da muhtemelen binlerce. Bu felaketler farklı reaktör tiplerinde farklı ülkelerde ve farklı on yıllarda gerçekleşti.

nükleer harap

Rakamlara bakarak kendimize şu soruları yöneltebiliriz, Dünya enerjisinin %10’unu karşılamak uğruna her 30 yılda bir harap edici kaza yaşamaya değer mi? Oran %30 olsa her 10 yılda bir Fukuşima ya da Çernobil yaşamayı göze alacak mıyız? Hangi yeni toprak yaşanamaz hale gelmeli ki “yeter!” diyebilelim? faydaları geçiyor belki bu teknolojiyi bırakıp iyiliğimiz için daha iyilerine yönelmeliyiz.


Arkadaşlarınla paylaş!

38 Paylaşım

0 Yorum

Bu site spam'i azaltmak için Akismet'i kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin..

Send this to a friend